Kız Kulesi


Kız Kulesi

05.04.2022

Kız Kulesi 2500 yıllık tarihiyle denizin üzerinde güzelliğiyle başımızı döndürüyor. İstanbul'un en önemli sembolleriden biridir. Aynı zamanda da ''İstanbul'da gezilecek yerler'' dediğimiz zaman bu listenin en başlarında yer alır.


Üsküdar'da denizin ortasında yer alan bu kule için birçok rivayet bulunuyor. Hep beraber söz ettiğimiz rivayetlere bakalım.


Kız Kulesi Efsanesi

Prenses ve Yılan


Kız Kulesi'nin en yaygın rivayetlerinden biridir. Efsaneye göre Bizans kralının kızı olur. Kız hakkında da bir kehanet ortaya atılır. Bu kehanet ise prenses 18 yaşına geldiği zaman bir yılan tarafından ısırılacak ve ölecektir. Bu kehaneti duyan Bizans kralı ise denizin ortasında yer alan adadaki kuleyi kızının yaşayabileceği bir yer olarak restore ettirir. Böylelikle prenses bu kulede yaşamaya başlar. Fakat tüm bu tedbirler işe yaramamış, hizmetçilerin kıza getirdiği bir sepet üzümün içinden çıkan yılan kızı ısırır ve prenses ölür.


Galata Kulesi ile Kız Kulesi'nin Aşkı


Bir diğer rivayete göre ise Galata Kulesi ve Kız Kulesi birbirlerine aşıktır. Fakat aralarındaki İstanbul Boğazı bu iki sevgilinin kavuşmasına kocaman bir engeldir. Galata Kulesi ise Kız Kulesine mektuplar yazar ve aşkını dile getirir. Günler, aylar ve yıllar geçer. Hezarfen Ahmet Çelebi, Galata Kulesine hayalini gerçekleştirmek için çıkar. Galata Kulesi de Hezarfen'in kulağına Kız Kulesine duyduğu aşkı fısıldar, böylelikle de mektupları ona teslim eder. Hezarfen bu mektupları Kız Kulesine teslim ettiğinde, Kız Kulesi yaşadığı aşkın platonik olmadığını öğrenir ve çok mutlu olur. Bunun sonucunda da Kız Kulesi ve Galata Kulesi'nin aşkı bir efsane haline gelmiş.


Kız Kulesi Hikayesi

Aslında net olarak Kız Kulesini kimin yaptırdığı bilinmiyor. Bununla beraber Kız Kulesi mimarı kimdir o da bir muamma.

''Küçük Kale'' anlamına gelen Arcla veya Arkla, kulenin ilk ismidir.

İstanbul fethedildikten sonra söz konusu kule yıkılmıştır. Yerine de ahşap bir model inşa edilmiştir. Fakat kayıtlara göre bu kule de 1719 senesinde çıkan bir yangında ne yazık ki yok olmuştur.

Söz konusu kulenin taş hali ise Osmanlı döneminde Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından tasarlanmıştır. Kulede yer alan kaligrafiler ise Hattat Rakım Efendi tarafından 1857 senesinde çizilmiştir.

1830 senesinde meydana gelen Kolera salgını esnasında karantina merkezi olarak kullanılmıştır.

Kule bir müddet deniz feneri olarak kullanılmıştır.

Bir süre sonra da deniz fenerinden radyo istasyonuna dönüştürülerek radyo istasyonu olarak kullanıldı.

Günümüzde Kız Kulesi düğün evi ve restoran olarak kullanılıyor.

Kız Kulesi Tarihi

Bilinene göre millattan önce 341 senesinde Yunanlı Chares kulenin konumuna eşi için mermerden bir adet anıt lahit inşa ettirmiş. Kulenin eski isimlerinden biri olan Damalis ise buradan gelir. Çünkü Damalis, Chares'in eşinin ismiymiş.

İstanbul'un fethi esnasında Venedikliler Bizanslılara yardım etmiştir. Burayı da bir nevi üs olarak kullanmışlardır.

Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fethettikten sonra kuleyi bir kaleye dönüştürmüştür. Etrafına toplar yerleştirmiştir. Fakat İstanbul Boğazı güçlü bir savunmaya sahipti. Bundan dolayı da buraya ihtiyaç duyulmamış. Bir süre sonra da gösteri merkezi haline gelmiş.

Karantina alanı dışında Kız Kulesi, aynı şekilde sürgün yeri amacıyla da kullanılmıştır.

Arkla, Damalis ve Leandros ise Kız Kulesi'nin eskiden kullanılan isimleridir.

Kulenin tarihi 2500 yıl öncesine dayanıyor. Geçmişi Antik Çağ'dan başlayıp Eski Yunan, Bizans ve Osmanlı'ya ev sahipliği yapmıştır. Kanıtlara dayanarak millattan önce 410 yılında söz konusu kulenin adının geçtiğini görürüz. Net bir şekilde bilinmemekle birlikte kule, Atinalı komutan Alkibiades tarafından yaptırılmıştır. Yapılma nedeni ise vergi almak ve Boğaz'dan geçen gemileri kontrol etmek içindir. Fakat İstanbul, Roma'nın eline geçtiği zaman da Bizans imparatoru Manuel Comnenos bu kuleyi taşlarla güçlendirmiş ve gerçek bir kule görünümü kazandırmıştır. Osmanlı dönemine geldiğimiz zamanda ise tekrar restore edilmiştir. Böylelikle de Mehter Takımı'nın gösterilerine ev sahipliği yapmıştır. Kulenin günümüzdeki temelleri ve alt kattaki bazı önemli kısımlar da Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır.

İstanbul'un en önemli sembollerinden olan kule, Üsküdar'da bulunan Bizans eserleri arasında ayakta kalan tek eserdir.

Evliya Çelebi'nin ''Deniz içinde karadan bir ok atımı uzak, dört köşe, sanatkarane yapılmış bir yüksek kuledir. Yüksekliği tam 80 (seksen) arşındır. Sathı mesehası iki yüz adımdır. İki taraftan kapısı vardır'' diye anlattığı kule, İstanbul'da her açıdan muhakkak görülmesi gereken bir yerdir.